
Sene başında asker öğretmen olarak görevlendirildiğim köy okulundaki ilk dersimde dedim ki. Sene sonunda yapılacak sbs sınavında içinizden mutlaka bir iki kişi sosyal bilgiler sorularının hepsini doğru yapacak.Ufak bir sessizlik oldu.Sonra kendileri arasında gülmeye başladılar.Çünkü öğrencilerde öğrenilmiş çaresizlik, yapamama duygusu, başarısızlık en önemlisi kendilerine olan inanç eksikliği fazlaca yer edinmiş.
Gerçekten benim içinde zor bir hedefti.Fakat hedeflerin büyüklüğü insanın büyüklüğü ile ilgilidir.Hedefler büyük tutulmalıdır. O ders, konuştuk öğrencilerle.Bu sene neler yapacağımızı, nasıl ders çalışacağımızı, nerelerde taviz vermeyeceğimizi ve bu sene hiç olmadığımız kadar ders çalışacağımız üzerinde uzun uzadıya konuştuk.Emir vaki değil de bir sohbet havasında.
En önemlisi sevgi üzerine durduk.Önemli olan derslerdeki başarı değil, yazılılarda yüksek not olmak değil, önemli olan, karşılıklı sevgi ve saygı dedik.Uzun uzadıya konuştuk.
Sıra geldi öğrencileri inandırmaya.Karşılık bazen güldük, bazen üzüldük.Dersleri, ders gibi görmedik.Eyleniyorduk ama olayın ciddiyetindeydik.Full yapacağız diyorduk.Sürekli bu anahtar kelimeyi telafuz ediyorduk.Ağır ağır inanmaya başlamıştık.Bir süre sonra öğrencilerimden duymaya başladım “sosyalden sbs de full yapacağız” kelimesini.İşte o gün içimden dedim ki başardık.
Seviyorduk birbirimizi, gerçekten seviyorduk.Biliyordum onlarda beni seviyorlardı.Alışkın değiliz ya sevgimizi sözle belirtmeye, utanıyoruz ya.İşte bu yüzden öğrencilerden küçük notlar geliyordu.”Hocam sizi çok seviyoruz.Sosyal bilgilerden full yapacağız”.Bir erkek öğrencimden” Hocam senin için ölürüm.Seni çok seviyorum diye.” Gerçekten artık ders, ikinci plandaydı.Sevgi öne geçmiş, yazılı yapıyorduk ve yazılı sonucunu önemsemiyorduk.Sınav olduktan baya bir süre sonra, sonuçları kısa bir arada bildiriyordum.Ha okumadığımdan değil, okuyordum ama o sosyal bilgiler aşkımıza notun gölge düşürmesini istemiyorduk.Öğrencilerde farkındaydı.Diyorduk ki not önemli değil önemli değil önemlki olan sevgi ve saygı diyorduk.
Gerçekten artık bir slagan olmuştu.Sosyal bilgiler dersinden ful yapacaz.Derste inandığımız bir hedefimiz olduğu için zaman zaman heycanlanıyorduk. Asabi zamanlarımız oluyordu.Bazende gülmekten ders işleyemiyorduk.Bilgi yarışmasında 8.sınıfta 4. olduk.Öğrenciler okula geldi hepsinin yüzü yerde.Ne oldu neden bu kadar üzüldünüz.dünyanın sonu değil dedim.Biz bu sene çok çalıştık çokta çalışıyoruz dedim.Üzmeyin kendinizi bu kadar dedim.Beni o ağlatan cümleyeyi dediler.hocam biz kendimiz için üzülmedik Siz bize inanmıştınız biz sizin yüzünüze nasıl bakarız diye üzülüyoruz dediler.Benim boğazımda zümleler arka arka dizildi ama bir şey diyemedim.Onlarda diyemedi.Öğretmenlik hayatımın unutulmaz anlarındandı.Kısa süre bakıştık fakat o sürede çok şey öğrendik.Sanki saatlerce konuşmuş gibiydik.O gün bir kez daha şükretim öğretmen olduğuma.
Gerçekten hepimiz görevimizin bilincindeydik.1 hafatda 40 sayfa yazı yazdığımız günler oldu.Fakat zorunlu olduğu için yazmadık hedefimize inandığımız için çalıştık.Sıra geldi test çözmeye.Paramız azdı.Formül bulduk.Farklı yayın evlerinden yaprak testler aldık. Veli hoca sponsor oldu bu olaya.Sonra testleri belirli süre içinde sürekli bir birlerimizle değiştirdik.İki kural vardı. Birincisi zamanda bitiririlecekti.Çünkü bir kişi zamanında bitirmemesinde sistem aksayacaktı.İkici kural asla üstüne işaretleme olmayacaktı.Öğlede oldu aksatmadık.Üstüne çözmedik.Yapamadığımız sorular üzerinde çok uzun uzun konuştuk.1 derste sadece 5 soru çözebiliyorduk.
Sınav vakti geldi.Gerekli rehberlik yapıldı.Sınav sonucunda o müjdeli haberi bir telefonla öğrendim.Hayatımdaki en güzel haberlerdendi. Kapattım ve ağladım “3 öğrencim sosyal bilgiler dersinde full yapmış.”Bütün sene o çalışmalarımız film şeridi gibi gözümün önünden geçti. devamını okuyun »