Testere 7 Filminden İlk Sahneler
Nefes kesen testere filminin daha vizyona girmeyen 7. filminden ilk görüntüler.Sinema camiasında bu filmin serinin sonu olduğu konuşuluyor.
Video linki için tıkla
Facebook Filminin İlk Fragmanı Yayınlandı
Facebook’un kuruluşunu ve gemç kurucusunun hayatını konu edinen facebook filminin geçenlerde afişi şimdi ise filmin ilk fragmanı yayımlandı.
En Güzel Sinema Filmleri İzle
Film tanıtımı, fragmanlar ve film hakkında yorumlar içeren bünyesinde sadece kaliteli filmlere yer veren sinema severlerin sitesi.
En Güzel Sinema Filmleri İzle www.enguzelsinemafilmlerizle.com . Siteden ufak bir görüntü

Devrim Türkiye’nin ilk yerli arabası filmini izledim
Allah’ım muhteşem bir film.İnsana azim, kararlılık, güçlükler karşısında yılmama, sevgi, vatan sevgisi vb….. duyguyu insanın kemiklerine işleyesiye kadar veren bir film yoktur herhalde.
Devrim devrim sonrası ülkenin başına geçen Cemal Paşa’nın bir fuarda etkilenip ilk yerli araba yapma kararını vermesi ile süreç başlar. Derhal ulaştırma bakanlığı Türkiye’nin ilk arabasını yapma donamına sahip kurum olarak devlet demir yollarını belirler. Araba yapımı gizli tutulduğu için memleketin çeşitli yerindeki ve hatta yurt dışındaki 23 mühendise acele olarak Ankara’daki toplantıya gelmeleri rica edilir.Mühendisler nedenini bilmediği bu toplantıya devletimizin bize ihtiyacı var düşüncesiyle işlerini bıraakır bazılarının görevlendirmesi yapılır.Toplantıda ilk yerli arabanın yapılacağı bildirilir ilk etapda bir muhalefet olsada tüm mühendisler buna inanır.
Arabanın yapımı için Eskişehir’deki atolye seçilir.Türkiye’nin ilk yerli arabası Devrim Cumhuriyet bayramına yetişmesi gerekiyor.Bayramada 129 gün kala işe 23 mühendis koyulur.Daha bir çoğu araba sürmeyi dahi bilmeyen mühendisler görev dağılımı yaparak geceli gündüzlü çalışırlar.Günlerce eve gelmeyen bu 23 mühendis Ankara’nın onca muhalefite karşın günde 3-4 saat uyuyarak tamamen yerli olan Devrim’i yapmaya çalışırlar.Bu esnada mühendislerden birisinin eşi doğum yapar.Bazen hayel kırıklıkları yaşanır.PArçaları yapmakta zorlanırlar.Dökümde sorunlar çıkar, motor çalışmaz fakat hep inancın azmi ile bu teknik zorlukların üstesinden gelinir.
Artık mühendisler yapacaklarına inanmışlar ve bir aile olmuşlar tüm güçleriyle 129 gün içinde Türkiye’nin ilk yerli arabası olan Devrim’i bitirmeye çalışırlar.Tasarımından tutun motordaki tüm parçaları kendi elleriyle yaparlar.Bu sırada bu güçlükler yetmezken Ankara’dan Türkiye’nin ilk yerli arabası devrime muhaletler yaşanır.bütçe 3\1 oranında azaltılır, gazetelerde yalan yanlış haberler yayınlanır, son anda arabadan 2 tane yapılması istenir.23 mühendis ve işçiler son gün kala arabaları yapar.Bu esnada izleyiciye azim, kararlılık, sevgi, inanç gibi bir çok duygu sonuna kadar yaşattırılır.
Arabalar trende güvenlik nedeni ile depoları boşaltılır.2 tane araba götürülür biri siyah diğeri bej.Bej rengi arabanın benzini yeterince varken siyah arabada benzin azdır.son anda bej rengi arabada benzinin az olduğu fark edilir onca uğraşa rağmen benzin depoya konulamaz.Arabaya binilir ve 100 metre sonra araba durur.Müthiş bir sessizlik yaşanır.Cemal Paşa sorar ne oldu.Mühendisin cevabı kısa ve nettir.Korkak bir sesle Benzin bitti Paşam der.
Cemal Paşa bu cevaptan sonra.Garp kafasıyla araba yapıyoruz, Şark kafasıyla benzin koymayı unutuyoruz der. Diğer otomobile binilir.O on herkesin yıkıldığı andır.Bütün gazeticiler Devrim anca 100 metre gitti.Gibi manşetler atarlar. devamını okuyun »
Gelibolu filmini izledim.

Çok bahsi edilmişti.Bir türlü izleme imkanını bulamamıştım.Dün çok şükür bu imkana kavuştum ve bilgisayarımda çokta konforlu ve rahat olmayan bir ortamda izledim.İzledim ve sizlerle bu konu hakkında bir kaç şeyler paylaşmak istedim.
Gelibolu filmi öncelikle objektif çekelim derken milli duygulardan uzaklaşılmış ve yeterince Türk milletinin yaptığı mücadele anlatılmamış.Anlatım Türk tarafında sığ kalınmış.
Film çekilirken daha çok yabancıların kaynaklarından yararlanılmış.Örneğin o dönemde Gelibolu’da savaşmış askerlerin mektupları ve günlüklerine yer verilmiş.Halbuki bizimde Gelibolu’da cahil askerlerimizin yanında çok iyi Fransızca, İngilizce bilen üniversite mezunları vardı ve sürekli yakınlarınla imkan dahilinde mektuplaşmışardı.O yıl hepimizin bildiği gibi üniversiteler çok az mezun vermişlerdi.Hatta o derece iyi ingilizce biliyorlardı ki.Bu eğitimli askerlerimiz düşmanın rütbeli kamuflajının giyip gece düşmanın siperine gidip orada normal bir düşman askerine o mükemmel ingilizcesi ile rütbeli bir düşman subayının yanına gelmesini emrediyordu.Düşman subayı geldğinde öldürüp Türk siperlerine kaçıyordu.
Mustafa Kemal’in savaştaki kahramanlığı ve üstün askeri yeteğinden yeterince bahsedilmemiş.
Anzakların vatanını savunma gibi durum söz konusu olmazken Türk milletinin bir ulvi amaç uğruna savaştığını ve bu uğurda büyük fedakarlık ve kahramanlık gösterdiği pek göz önüne alınmamış.
Fakat şu kesin ki filmede büyük bir emek var.İlk defa gördüğüm videolar ve resimler mevcut.Hatırladığım kadarıyla Avusturalya devlet arşivlerinden yararlanılmış.Tarihimizde çok önemli bir yere sahip olan Çanakkalale Savaşı hakkında ufak tefek yanışları olsada bir belgesel çekilmesi memleketimiz sevindirici bir unsur.
Usta Filmi
Usta filmi son zamanlarda gittiğim en iyi Türk filmlerinden biri.Peki nasıl bir şey bu film.Şöğle ki bir konusu ve felsefesi filmin genelinde hakim.Yani yönetmen neyi ve ne yapacağını daha önceden net bir şekilde biliyor.

usta filmi
Filmin konusuna gelecek olursak.
Yönetmen Bahadır Karataş’ın ilk uzun metrajlı filmi ‘Usta’nın çekimleri Eskişehir’de Emek Mahallesi’ndeki sanayi sitesinde başladı. Yetkin Dikinciler ile Fadik Sevin Atasoy’un başrol oynadığı filmde aşk ve hayaller ön plana çıkıyor.Başrollerini Yetkin Dikinciler, Fadik Sevin Atasoy, Şevket Çoruh, Hasibe Eren’in paylaşmış
Filmde işinde uzman bir araba ustası var başrolümüzde de bu krakter bulunuyor.Ustamız Eskişehirin kenar semtinde yüksek bir tepenin üzerinde evi var.Evli hanımın ailesi zengin olmasına rağmen ustamızı sevmiş ve evlenmişler.Birde ustamızın annesi var sevimli mi sevimli.Ustamız gündüz işte gece evinin yanıbaşındaki atölyesinde kendi yaptığı pır pır uçağı yapımı ile vakit geçiriyor.Birde ustamızın hurdacılıkla geçimini sağlayan ve uçağın parçalarını bulan, mükemmel bir kişiliğe sahip olan arkadaşı var.Ustamız uçak yapımı için ailesine gereken ilgiyi veremiyor.Eşi ile sorunlar yaşıyor fakat bir birlerini çok seviyorlar.Neyse havacılık şenliklerine uçaklarını güç bela getiriyorlar.Bir tartışma çıkıyor ve ustamızın dolduruşa gelip uçağına binip kalkış yapmaya çalışıyor çok geçmeden de uçağı düşürüyor.Hafif yaralı bir şekilde kurtuluyor fakat aklı yine hayali olan uçağında.Uçağı yine yapmak isteyince hanımı ailesinin yanına gidiyor.Bir süre hayali olan uçak ile çok sevdiği eşi arasında aklı gidip geliyor ve eşini seçiyor, uçağıda hurdalığa atıyor.
Artık evi ile işyeri arasında vaktini geçiriyor fakat çevrisi kırmaya başlıyor.Eşi bir olaydan sonra ben eski kocamı isterim uçağı beraber yapalım demesiyle hurdalığa gidip eski attıkları uçağı ılıyorlar.Uzun bir çalışmadan sonra ustanın en büyük hayali olan uçağı uçuruyorlar.
Filmde herkezin kendi işi haricinde bir hayali var ve bu hayali peşinde sürekli koşuyor ve asla yılmıyor.İmam aynı zamanda teknikdiröktör.Ustanın kalfası futbolcu olma peşinde. Ustamız uçak yapıp uçmanın peşinde.
Kısacası film sevgi, samimi içten duyguların paylaşıldı ve en önemlisi her insanın var olan hayali uğrunda çalışması gerektiğini ve bu uğraşa sevginin de katılması taktirinde mutlaka başarıya ulaşılacağından bahsediyor.
Film izlenisi belirli bir teması, anafikri olan hoş, güzel bir film.