Görüşme Tekniği

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket:
0

Öğrenciyle teke tek yapılan ve onun belli bir konuda nasıl düşündüğünü, nasıl bir süreç izlediğini ve nasıl yaklaşımları ve inançları olduğunun anlaşılmasına yardımcı olacak bir yöntemdir. Önceden planlama yaptığınız bir görüşme ancak 5-10 dakika kadar sürebilir.

Pek çok öğretmen zaman problemi nedeniyle görüşme yapmaktan çekinir. Fakat görüşme yöntemi diğer hiçbir yöntemin sağlayamayacağı bilgileri sağlar. Bu yöntemi sınıftaki bütün öğrencilerle değil de birkaçıyla yapılan bir yöntem olarak düşününüz. Diğer öğrenciler meşgulken siz bir öğrenciyle görüşme yapabilirsiniz. Görüşmeye başlamadan önce anahtar sorularınızı ve materyallerinizi önceden hazırlamanız gereklidir. Görüşmenize öğrencinin kolayca cevaplayabileceği bir soruyla başlayınız. Giriş sorusu tamamlandıktan sonra, “Bunu neden böyle yaptığını anlat.”, “Bu ne demek?” gibi öğrencinizin nerede güçlük yaşadığını teşhis etmenize yardımcı sorular sorabilirsiniz. Sorularınızı kolaydan zora doğru sıralayınız. Görüşme sırasında, öğretmemeye dikkat ediniz. İzleyiniz ve dinleyiniz. Bu basamakta, “Öğrenme eksikleri ve yanlışlıkları var mı?”, “Cevaplarındaki farklılığı nasıl açıklıyor?” gibi soruların yanıtlarını da bulabilirsiniz. Bu cevaplar size öğrencinizin öğrenme sürecinde kavramsal anlama ve üst düzey düşünme becerilerinde hangi düzeyde olduğunu anlamanıza yardım edebilir. Etkili Görüşme Yapmak İçin Öneriler devamını okuyun »

Türkiye’nin Özel Konumu ve Matematik Konumu Nedir

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: ,
0

TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMU:

  1. Türkiye Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en yakın olduğu bir konumdadır.
  2. Çanakkale ve İstanbul boğazlarıyla önemli ulaşım ve ticaret yollarına sahiptir. Köprü vazifesi görmektedir.
  3. Ülkemiz batıdaki sanayi ülkeleri ve doğudaki petrol zengini ülkelerle komşudur. Bunlar arasındaki ihtiyaçları karşılıklı olarak giderir.
  4. Orta kuşakta yer aldığı için dört mevsimin yaşandığı bir yerdir.
  5. Doğal zenginlikleri zengindir.
  6. Üç tarafı denizlerle çevrilidir.
  7. Yeraltı zenginlikleri fazladır.
  8. Türkiye iki yarımada üzerindedir.( Anadolu ve Trakya)

TÜRKİYE’NİN MATEMATİK:

  1. Türkiye 26°-45° Doğu Meridyenleri ile 36°-42° Kuzey Paralelleri arasında yer alır.
  2. Türkiye üzerinde 45-26= 19 meridyen geçmektedir.
  3. Doğusu ile batısı arasında 19*4: 76 dk. Zaman farkı vardır.
  4. Kuzey-güney doğrultusunda 42-36= 6 paralel geçer. 6*111= 666 km uzaklık vardır.
  5. Ekvator’a göre Kuzey Yarımküre’de, Başlangıç Meridyeni’ne göre Doğu Yarımküre’dedir.
  6. 4 mevsim belirgin olarak görülür.
  7. Gölge boyu hiçbir zaman sıfır olmaz.
  8. Öğle vakti gölge boyu kuzeye düşer.
  9. Ülkemizin güneyinden kuzeyine gidildikçe sıcaklık azalır.
  10. Denizlerimizde sıcaklık ve tuzlulukta kuzeye gidildikçe azalır. Güneyde her zaman daha yüksektir.
  11. Ülkemiz Kuzey Yarımküre’de yer aldığı için en uzun gündüz 21 Haziran, en uzun gece ise 21 Aralık’ta yaşanır.
  12. Gündüz süresi yazın kuzeye, kışın güneye gittikçe uzar.
  13. Dağların güney yamaçları kuzeye göre her zaman daha sıcaktır.

Türkiye’deki Denizler ve Özellikleri

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: , ,
0

3.DENİZLER

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrilidir ve iki önemli boğazımız bulunmaktadır. Denizlerimiz yapıları ve kullanım alanları bakımından birbirinden farklı özellikler taşımaktadır.

KARADENİZ;

  1. 1. Sularının sıcaklığı ortalama 20°C’dir.
  2. 2. Tuzluluk oranı ‰18-20’dir.
  3. 3. Güneşlenme süresi yılda ortalama 2000 saattir.
  4. 4. Doğal plaj oluşumu sınırlıdır.
  5. 5. Kıta sahanlığı geniştir fakat Akdeniz kadar değil.
  6. 6. 200 metreden daha derinlerde kükürtlü hidrojen gazının varlığı nedeniyle canlı yaşamı yoktur.
  7. 7. Kıyı turizmi gelişmemiştir.
  8. 8. Balıkçılık ön plandadır.

Karadeniz’de Kıyı Turizminin Diğer Kıyılar Kadar Gelişmeme Nedenleri;

  • · Deniz suyu sıcaklığının düşük olması
  • · İklimden ötürü güneşli gün sayısının az, yağmurlu gün sayısının fazla olması
  • · Doğal plajların sınırlı olması
  • · Denizin çoğu yerde aniden derinleşmesi

Karadeniz’de Deniz Ticaretinin Diğer Kıyılar Kadar Gelişmeme Nedenleri;

  • · Boyuna kıyı tipi görüldüğünden doğal körfez yani liman olmaya müsait girintilerin az olması
  • · Mevcut limanların hinterlandlarının dar olması
  • · Karadeniz’in önemli su yollarına (boğaz ve kanallar) diğer denizler kadar yakın olmaması

Karadeniz’de balıkçılığın gelişme nedenleri;

T Geçim kaynaklarının sınırlı olması ve tarım alanlarının dar olması nedeniyle insanların balıkçılığa yönelmesi

T Sularının az tuzlu ve serin olması

T Denize dökülen akarsuların bol plankton taşıması

T Oksijen oranının fazla olması

AKDENİZ;

  1. 1. Sularının sıcaklığı ortalama 24°C’dir.
  2. 2. Tuzluluk oranı ‰38’dir.
  3. 3. Güneşlenme süresi yılda ortalama 3000 saattir.
  4. 4. Doğal plajlar oldukça fazladır.
  5. 5. Kıta sahanlığı geniştir.
  6. 6. Kıyı turizmi çok gelişmiştir.

DENİZLERDEN FAYDALANMA

O Kıyı turizmi, doğal güzellik, sportif faaliyetler

O Liman işletmeciliği, ticaret

O Ulaşım

O Balıkçılık

O Tuz ve su elde etme (Türkiye’deki deniz tuzlası

İzmir-Çamaltı’dadır.)

devamını okuyun »

Hicret ve Hicretin Sonuçları

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: , , ,
0

HİCRET (622)

Hz. Muhammed Mekke yakınlarında Medineli kabileleri temsilcileriyle Akabe görüşmelerini yapmıştı. Bu olaydan sonra birçok Medineli, Müslüman oldu. Medineli Müslümanların daveti üzerine Hz. Muhammed, 622 yılında Mekke’den, Medine’ye göç (Hicret) ettiler.

Mekke’den Medine’ye göç eden Müslümanlara Mühacir, Medineli Müslümanlara Ensar denilmiştir.

Hicretin Sonuçları:

  1. İslamiyet baskı ve şiddetten kurtuldu ve daha kolay yayılma imkanı buldu.
  2. Müslümanlar, Yahudiler ve henüz Müslüman olmayan Araplara arasında Medine Sözleşmesi imzalandı. Bu anlaşmayla kişilerin birbirleriyle ilişkileri düzenlendi. Şehre bir saldırı olursa birlikte savunma kararı alındı.Şehrin yönetimiyle ilgili kararlar kabul edildi.
  3. Böylece İslam Devletinin temelleri atılmıştır.
  4. İlk İslam eğitim-öğretim kurumları oluşturuldu.
  5. Bu olay Hicri Takvimin başlangıcı kabul edildi.

Dünyada Görülen İklim Tipleri

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: ,
0

Dünya üzerinde iklimler;

  1. Sıcak Kuşak
  2. Ilıman Kuşak
  3. Soğuk Kuşak

olmak üzere 3’e ayrılır. Bu iklim kuşaklarına dahil olan iklim tipleri şunlardır.

1. SICAK KUŞAK İKLİMLERİ:

A. Ekvatoral İklim:

Ekvator ve Ekvator’a komşu alanlarda görülür. Her mevsim düzenli ve bol yağış alır. Bu iklimin en yaygın olduğu yerler, Amazon ve Kongo Havzası ile Güney Doğu Asya Adaları’dır.

B. Tropikal İklim (Savan İklimi):

Ekvatoral iklim bölgesinin kuzey ve güneyinde iki kuşak halinde görülür. Yağışlar yaz aylarında düşer. Kış ayları kurak geçer. Kurak ve yağışlı olmak üzere iki dönem vardır. Bitki örtüsü Savan’dır

C. Muson İklimi:

Muson rüzgârlarının estiği güney, güney doğu ve doğu Asya’da görülür. Yazlar bol yağışlıdır. Kışlar ise kuraktır. Dünyanın en çok yağış alan yeri muson bölgesindedir. Muson iklim bölgelerinde muson ormanları görülür. Muson ormanlarının tipik ağacı Teak’tır. Savanlarda görülür.

D. Kurak İklim (Çöl İklimi):

Yağışın ve bitki örtüsünün az olduğu veya hiç olmadığı yerlerde görülür. Yıllık yağış miktarı 200-250 mm’nin altındadır. Çözülme çok fazla görülür. Dönenceler yakın alanlarda görülür. Büyük sahra, Taklamakan gibi çöller önemlidir.  devamını okuyun »

Abbasi Devleti

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: ,
0

ABBASİLER(750-1258-1517)

Ebul Abbas Abdullah tarafından Emevi Devleti’nin yıkılmasıyla kurulmuştur. Ebu Cafer döneminde Bağdat alınarak başkent ilan edildi.

Çinlilerle Orta Asya hakimiyeti için Talas Savaşı’nı (751) yaptılar. Bu savaşta Çinlilerle mücadele içinde olan Türklerinde yardımıyla Çinlileri yenmeyi başardılar. Bu savaştan sonra Türkler İslamiyet’i tanımaya başladılar. Abbasilerle Türkler arasında iyi ilişkiler kurulmaya başlandı. Sbbasi Devleti’nde Asker ve devlet adamı olarak Türkler görev almaya başladılar.

Abbasilerin en parlak dönemi Harun Reşit ve oğulları dönemidir. Bu dönemde;

  1. Franklarla Endülüs Emevileri ve Bizans’a karşı bir ittifak yapıldı.
  2. Bilim ve kültür çalışmalarına hız verildi. Eski Yunan eserleri Arapça ve Farsçaya çevrilerek Felsefe, Matematik ve Astronomide büyük gelişmeler elde edildi.
  3. Irakta sadece Türklerin yerleşebileceği SEMARRA ordugah şehri kuruldu.
  4. Diyarbakır-Tarsus arasında AVASIM bölgesi oluşturularak, buralara Türkler yerleştirildi. Böylece Bizans saldırılarından korundular.

 

Abbasilerin valilerine (Emir-ül Ümera) çok geniş asker ve idari yetkiler verildi. Bu yetkiler ülkenin parçalanmasına sebep oldu. Abbasi topraklarında TEVAİF-İ MÜLÜK adı verilen birçok devlet kuruldu. Önce Büyük Selçukluların, daha sonra Musul Atabeyliği’nin koruması altına girdiler.

1258 yılında Bağdat’ı işgal eden İlhanlı Moğolları tarafından yıkıldılar.

Abbasi ailesinden Mustansır Mısır’a geldi ve Memlüklü Devleti tarafından halife ilan edildi. Böylece siyasi gücü devam etti. 1517 yılında Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim Mısır’ı almasıyla halifelik Osmanlılara geçti.

Kavimler Göçü

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: , ,
0

KAVİMLER GÖÇÜ:

Asya Hun Devleti yıkıldıktan sonra, Çin hâkimiyetine girmek istemeyen Türklerin bir bölümü Balamir komutasında Hunlar 375 yılında Avrupa’ya gelmişlerdir. Türklerin geldikleri topraklarda Akdeniz çevresinde gelişmiş bir uygarlığa sahip olan Roma İmp. bulunmaktaydı. Roma’nın kuzey bölgelerinde “barbar” kavimler dedikleri Gepitler, Vandallar, Ostrogotlar ve Vizigotlar bulunmaktaydı. Hunlar önce bu barbar kavimleri yerlerinden ederek doğuya doğru harekete geçirdi. Harekete geçirilen bu barbar kavimlerin birbirini itmesi sonucu Avrupa’nın içlerine doğru bir göç harekâtı başladı. 375 yılında başlayan bu olaya Kavimler Göçü denir.

devamını okuyun »

Dünyanın Katmanları

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: ,
3

DÜNYA’NIN GÖZLEMLENEMEYEN KATMANLARI:

1.Ateş Küre: Yer kabuğunun altında bulunan çok sıcak bir katmandır.Bu sıcaklık öyle yüksektir ki  ekmek pişirilen 300 C sıcaklığındaki fırınlardan bile on kat daha fazladır. Ateş küre bu sıcaklığı ile içindeki maddeleri eriterek akışkan bir hale getirir.Akışkan haldeki maddeler sürekli hareket halindedir. Ateş küre içindeki sürekli eriyik maddelere magma denir. Magmaların yeryüzüne çıkması sonucu yanardağ püskürmeleri oluşur.Yanardağ ve volkanlardan çıkan magmalara ise lav denir.

 

2.Ağır Küre:   ( Çekirdek) : Dünya’nın merkezindeki katmandır.Dolayısıyla en içte bulunan katman aynı zamanda hem kalın hem de en sıcak katmandır. Çekirdeğin sıcaklığı öyle fazladır ki bu sıcaklıkta yeryüzündeki bütün maddeler erir veya bozunur.Bu sebeple Dünya’nın iç katmanlarına ulaşılamamaktadır.Burada Yüksek sıcaklığa rağmen basıncın fazla olmasından dolayı maddeler katıya yakın bir halde bulunur.

devamını okuyun »

Toplumsal Alanda Yapılan Devrimler Nelerdir

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: , ,
0

Toplumsal Devrimler

  • Şapka ve Kılık – Kıyafet  Devrimi (25 Kasım 1925)
  • Tarikat, Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
  • Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926 – 1930 – 1934)
  • Uluslararası Saat ve Takvim’in Kabulü (26 Aralık 1925)
  • Uluslararası Rakam (20 Mayıs 1928) ve Ölçülerin Kabulü (1 Nisan 1931)
  • Soyadı Kanunu’nun Kabulü (21 Haziran 1934)
  • Lâkap ve Unvanların Kaldırılması (26 Kasım 1934)
  • Hafta Tatilinin Kabulü (1935)

1. Şapka ve Kılık – Kıyafet  Devrimi (25 Kasım 1925)

Atatürk’ün Kastamonu – İnebolu ziyareti ile birlikte başlatılan kılık – kıyafet devrimi 25 Kasım 1925 yılında “Şapka Giyilmesi Hakkında Kanunun” çıkarılmasıyla yasalaştırılmıştır. Ancak kadınların çarşaf ve peçe yerine modern kıyafetlere geçmesine yasal bir zorunluluk getirilmemiş ve inkılapların gelişimi içerisinde zamana bırakılmıştır.

1934 yılında ise din adamlarının (dinlerin yüksek temsilcileri hariç) ibadet kıyafetleri ile sokakta dolaşmalarını yasaklayan kanun ve yönetmelikler çıkarılmıştır. Böylece ülkede vatandaşların kılık – kıyafet alanında laik ve çağdaş görünümü sağlanmıştır. devamını okuyun »

I.Balkan Savaşı Sonuçları

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,
0

-I. Balkan Savaşının Sonuçları
1-Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki varlığı ta-mamen sona erdi.
2-Edirne ve Kırklareli Bulgaristan’a bırakıldı
3-Gökçe Ada ve Bozca Ada hariç, Ege Adaları fiilen elden çıktı
4-28 Kasım 1912’de, Arnavutluk, bağımsızlığını i-lan etti. Bu durum İslamcılık politikasını da olum-suz etkiledi. (Osmanlı Devleti’nden ayrılan son Balkan devleti Arnavutluktur.)
5-İttihat ve Terakki Partisi, 23 Ocak 1913’de dü-zenlediği Bab-ı Âli Baskını sonucunda hükümeti tam olarak ele geçirdi. (Bu partinin resmî iktidar dönemi başladı.)
Açıklama:İttihat ve Terakki Partisi 1889’da kuru-lan II. Meşrutiyetin ilanında etkili olan, 31 Mart O-layından itibaren yönetimde etkili olmaya başla-yan, II. Meşrutiyet Döneminde Türkçülüğü devle-tin siyasi düşüncesi haline getiren, Osmanlı Devle-tini I. Dünya Savaşına sokan bir partidir.  devamını okuyun »

Osmanlı Devletin de İltizam sistemi nedir?

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,Etiket: , ,
0

İLTİZAM SİSTEMİ:

iltizam sistemi Osmanlı Devletin de İltizam sistemi nedir?

İltizâm devlete ait bir gelirin ihale yoluyla şahıslara verilmesidir. 16. yüzyıldan sonra uygulamaya konulan bu sistemde devlete ait bir gelir genellikle 3 yıllık bir süre için açık artırmaya çıkarılır,en yüksek bedeli verene devredilirdi. Bu ihaleyi kazanan kişiye MÜLTEZİM denirdi.Mültezîmlere dirlik sahiplerine verilen haklar tanınmıştı.

NOT: Bu sistemin en önemli yararı devletin acil para ihtiyacını karşılamasıdır.

NOT: Zaman içinde tımar toprakların MUKATAA haline getirilip mültezime verilmesi yaygınlaşmışdır.

Tımarların mukataa haline getirilip mültezime verilmesinin sonuçları:

1)-Mültezîm baskısı altında kalan halkın vergisini ödeyememesine ve toprağını terk etmesine

2)-İltizamların genellikle o bölgedeki zengin ve güçlü kişilere (AYAN) verilmesiyle, taşradaki ayanlar güç kazanmaya başlamışlar ve devlete baş kaldırmışlardır

3)-Tımar toprakların iltizama verilmesiyle, valiler eskiden tımarlı sipahiye yaptırdıkları güvenlik ve askerlik hizmetini, SARICA SEKBAN denilen kapılarında besledikleri askerlere yaptırmaya başladılar. Barış döneminde veya beylerinin tayini çıktığında işşiz kalan ve LEVENT adını alan bu insanlar eşkiyâlık yaparak karınlarını doyurmaya başladılar.

NOT: İltizâm yöntemi Tanzimat’a(1839) kadar yürürlükte kalmış,bu tarihte kaldırılmıştır. Ancak 1855′ten itibaren iltizâma yeniden dönülmüştür.

Osmanlı Tarihi Üzerine Mükemmel Bir Progran

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,
1

osmanlı devleti Osmanlı Tarihi Üzerine Mükemmel Bir ProgranOsmanlı devleti hakkında yapılmış ve son zamanlarda gördüğüm en güzel çalışma.Aklınıza takılan tüm sorulara bu programda cevabını bulabilirsiniz.Ayrıca öğrenciler ve meraklılar üzerine mükemmel bir program. İndirmek için tıkla

Orhun Abideleri Fotoğrafları

admin yazdı, Sosyal Bilgiler kategorisinde,
0

 Orhun Abideleri Fotoğrafları

devamını okuyun »