13 Ekim 2019, Pazar
Anasayfa / Geziler / Gölyazı Köyü Bursa
Foto Kaynak:Nilüfer Belediyesi

Gölyazı Köyü Bursa

Gölyazı Köyü

İstanbul’a ziyarete giderken yol üzerinde bir kahverengi tabela gördük. Gireli mi girmeyeli mi derken ani bir kararla girdik. Nasıl bir yer olduğu bilmiyorduk. Gölyazı köyünün fotoğraflarını görmüştüm fakat gidecek olduğumuz köyün o köy olduğu konusunda bir fikrim yoktu. Anayoldan kısa bir süre gittikten sonra karşımıza bir köy çıktı.  Sanırım 7 km kadar anca gittik. Fakat tabelalar daha ileriyi gösteriyordu. Neyse biraz köy içinden gittikten sonra göl kenarına geldik.

Gölyazı köyünün tarihi Roma dönemine kadar gider. Roma döneminden kalanları, evlerin temel taşlarında görmek mümkündür. Apollon Krallığı’nın merkezi olarak bilinir. Döneminde bir süre Adramytteion (Edremit)’e, bir süre de Kizikos (Edincik)’a bağlı kalmıştır.Osmanlı devleti 1302 yılında  Koyunhisar Savaşı’ndan sonra, bu kaleye sığınan tekfurların peşinden ilk kez Apollania önlerine gelmişler.

Apollonias 1093 yılında Türkler tarafından alınmış ancak kısa süre içine Alexios I burayı tekrar almıştır. 1193 yılında tekrar saldırıya uğramıştır. Apollonias 14. Yüzyıl’a kadar Bizans şehri olarak bilinmektedir Gölyazı, Uluabat Gölü üzerinde minik bir ada aynı zamanda ana karaya ufak bir köprü ile bağlı bir yarımada. Gölyazı Apollon Krallığı‘nın başkentlik yapmış. Osmanlı devleti ve Türkiye Cumhuriye’nin ilk yıllarında Rum ve Türklerin bir arada yaşadığı bir köyümüş. Gölyazı köyünde 250 yıllık Rum evleri, 730 yıllık anıt ağacı bulunmaktadır. Anıt çınar köyün girişinde köprünün hemen sol tarafında yer alır. Çınara ağlayan çınar derler. Eskiden çınarın hemen yanından su çıkıyormuş sanırım. Belediye güvenlik gereği çınarın yarığını kapatmış ve gerekli güvenlik önlemleri almış. Çınarın ayrı bir hikayesi var. Tam hatırlamıyorum ama Rum ve Türk iki gencin ayrılık hikayesiydi. Detaylarını tam hatırlayamadığım için burada anlatamayacağım.

Foto Kaynak:Nilüfer Belediyesi

Gölyazı’nda eski rum evlerinden bir kısmı korunmuş. Hatta Gölyazı köyünün deniz kenarında kale duvarının temellerini görmek mümkündür. Gölyazı köyünde kadın erkek hatta 70 yaşındaki kadınlar bile balığa çıkmaktadır. Fakat denilenlerine göre balıkçılık yönünü ağır ağır turizme doğru bırakmaktadır. Duyduğuma göre Gölyazı yaklaşık 10 sene önce ressamlar tarafından bir proje kapsamında boyanmış.  İleride anlatacağım ama burada da değinmek istiyorum belediyenin inşaat çalışmaları olduğu için 2018 yılı yaz aylarında ortalık biraz karışıktı. Fakat yine de gidilip görülmesi gerekir. Bilhassa yolculuk yapıyorsanız göl manzarasında nefes alınacak güzel bir yer.

Bursa’dan duyduğuma göre Gölyazı köyüne düzenli otobüsler bulunmakta. Sanırım saat başı olmasa da epeyce sık seferler olduğunu duymuştum. Gölyazı köyü hafta içi olmasına rağmen hafif bir yoğunluk vardı. Hafta sonu burası epeyce kalabalık olabilir. Bunu göze alın. Köprüden geçtikten sonra size köyün meydanında cami ve kahvehaneler karşılar. Burada dinlenip çayınızı içebilirsiniz. Gölyazı köyünde ilkbaharda göl suları yükselmesi nedeni ile gölün içinde kalan ağaçlar, yine bu sularda süzülen ördekler ve Arnavut kaldırımlı sokaklar ile köy görülmeye değerdir.

Gölyazı Kilise

Direk Gölyazı köyünü gezmeye gelmeyin çok zaman alan bir güzergahı olmadığı için bu kadar mıydı der ve hayal kırıklığına uğrarsınız. Bursa civarında yapacağız gezinizde mutlaka Gölyazı köyünü güzergahınıza koyunuz. Fakat İzmir İstanbul arasında bir yolculuk yapıyorsanız ve bir iki saatiniz varsa mutlaka burayı bir gezin derim. Bunun yanında fotoğrafçılar için güzel bir gün doğumu ve gün batımı manzaraları verebiliyormuş. Kılıp ve Bir dinin bazı bölümleri burada çekilmiş. Gölyazı köyünün bu kadar güzel olmasını diğer doğal ve tarihi güzelliğinin yanında saflığını doğallığını korumasına bağlı olabilir. Sanki köy 1980 li yıllarda takılı kalmış. Gölyazı köyünün halkı bir o kadar samimi, sıcak kanlı.

Devlet Gölyazı köyünü sit alanına alınarak koruma altına alınmıştır. Gölyazı köyünün girişinde belediye otopark açmış hafta içi geliyorsanız otoparka gerek yok araç park sorunu yaşamazsınız. Gölyazı köyünde sandalla gezi yapabilirsiniz. Turistlik bir yer olmasına rağmen fiyatları bana uygun geldi. Göl manzaralı yerlerde çay içebilir bir şeyler yiyebilirsiniz. Gölyazı köyü,  Gölyazı kültürevi ve Aziz Panteleimon kilisesi var. Kilise 1903 yılında yapımı tamamlanmış.  Apollon Tapınağı görmek isterseniz bu tapınakta Kızadasındadır. Köyde fazla kuş olmasının nedeni ise yavrulama döneminde Manyas Gölü’nde konaklayan kuşlar, balık bolluğu nedeni ile Gölyazı’na gelmekte.

2018 yılını baz aldığımızda Gölyazı köyünde yoğun bir yol yapım ve çeşitli inşaat işleri var. Bu yazdıklarım 2018 yılı için geçerli çalışmaların bitmesi halinde Gölyazı köyü kendisine gelmiş olabilir.Aslına bakılırsa çoğu insan bu köyün İstanbul İzmir otoyoluna bu kadar yakın olduğunu bilmiyor. Bilinse yol üzerinde mola verileceğine biraz zamanı olan molasını göl manzarasında Gölyazı Köyü’nde mola verir.

Karadut suyu, gözleme ve ayran gidildiğinde mutlaka yiyip içiniz.

Hakkında velikz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir